Grup Çalışmalarım: Sinema, Tiyatro, Edebiyat ve Sanat Üzerinden Psikolojik Bir Çalışma
10 kişilik online gruplarda kitap, film, tiyatro ve sanat çalışmalarını nasıl bir araya getirdiğimi ve üç aylık programı anlatıyorum.
Bireysel psikoterapide kişinin kendi öyküsü, ilişkileri ve tekrar eden örüntüleri üzerinden çalışıyoruz. Grup çalışmasının yapısı ise bundan farklı. Grupta yalnızca kişinin kendi iç dünyası değil, başka insanların aynı meseleye nasıl baktığı da çalışmanın parçası haline geliyor.
Bir süredir yürüttüğüm online grup çalışmalarını bu nedenle sinema, tiyatro, edebiyat ve sanat etrafında yapılandırıyorum. Gruplar 10 kişiyle online olarak gerçekleşiyor ve her ay önceden belirlenmiş üç ana eser üzerinden ilerliyor: bir kitap, bir film ve bir tiyatro metni. Bunlara oturum içinde kullandığım sanat ve düşünme çalışmaları eşlik ediyor.
Buradaki amaç bir kitap kulübü, film analizi ya da tiyatro eleştirisi yapmak değil. Eserleri psikolojik düşünmenin malzemesi olarak kullanıyoruz. Bir karakterin aldığı karar, bir filmin ritmi veya bir tiyatro metnindeki çatışma; kişinin kendi hayatında doğrudan konuşmakta zorlandığı bir konuyu başka bir yerden inceleyebilmesini sağlayabiliyor.
Neden sanat ve psikoloji birlikte?
Psikolojik çalışma yalnızca yaşanmış olayların anlatılmasıyla sınırlı değildir. İnsan kendi deneyimini bazen doğrudan anlatmaktan çok, başka bir anlatıyla karşılaştığında fark eder.
Winnicott’un potansiyel alan kavramı bu noktada önemli bir referans sunar. Oyun ve kültürel deneyim ne tamamen kişinin iç dünyasına ne de bütünüyle dış gerçekliğe aittir; ikisinin arasında düşünmenin ve yeni anlamların kurulabildiği bir alan açar. Sanatla yapılan psikolojik çalışmalarda da benzer bir imkân vardır: kişi hem esere bakar hem de esere verdiği tepki üzerinden kendisine bakmaya başlar.
Grup psikoterapisi literatüründe Irvin Yalom’un üzerinde durduğu kişilerarası öğrenme de burada önemlidir. Grup üyeleri yalnızca terapistin yorumlarından değil, birbirlerinin tepkilerinden ve grup içinde oluşan ilişkilerden de kendileri hakkında bilgi edinir.
Bu nedenle eserin “doğru yorumunu” aramıyorum. Aynı sahnenin neden farklı kişilerde başka duygular uyandırdığı, hangi karakterin kişiyi neden etkilediği ve hangi meselenin diğerlerinden daha fazla yer tuttuğu psikolojik olarak daha ilginç hale geliyor.
Çalışmanın yapısı
Gruplar 10 katılımcıyla online yürütülüyor. Her ay ayrı bir çalışma dönemi olarak planlanıyor. Bu nedenle programa yılın başında dahil olmak gerekmiyor; katılımcılar diledikleri aydan başlayabiliyorlar.
Her ay bir kitap, bir film ve bir tiyatro oyunu belirliyorum. Oturumlarda bunları psikoloji, psikanaliz, ilişkiler, varoluşsal meseleler ve gündelik hayat üzerinden ele alıyoruz. Bunlara zaman zaman yazı, görsel çağrışım, kolaj ve farklı sanat uygulamaları ekliyorum. Sanatsal beceri gerekmiyor; amaç estetik ürün değil, başka bir düşünme kanalı açmak.
Ekim programı
Kitap: Alain de Botton — Felsefenin Tesellisi
Film: Wim Wenders — Perfect Days
Tiyatro: Samuel Beckett — Godot’yu Beklerken
Ekim ayında felsefenin gündelik sıkıntılarla ilişkisini, Perfect Days üzerinden rutin, yalnızlık ve yaşamın örgütlenmesini; Godot’yu Beklerken üzerinden beklemek, eylemsizlik ve anlam meselelerini ele alıyoruz.
Kasım programı
Kitap: Engin Geçtan — Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
Film: Krzysztof Kieślowski — The Double Life of Véronique
Tiyatro: Arthur Miller — Satıcının Ölümü
Kasım programında kimlik, yaşanmamış ihtimaller, başka türlü bir hayat olasılığı, başarı fikri ve kişinin kendisi için kurduğu hayatla toplumsal beklentiler arasındaki ilişki daha fazla öne çıkıyor.
Aralık programı
Kitap: Adam Phillips — Kaçırdıklarımız: Yaşanmamış Hayata Övgü
Film: Wim Wenders — Paris, Texas
Tiyatro: Anton Çehov — Vanya Dayı
Aralık ayında yaşanmamış hayatlar, seçimler, pişmanlık, kayıp, geçmişle ilişki ve “başka türlü yaşayabilirdim” düşüncesi üzerinde duracağız. Adam Phillips’in kitabıyla başlayan mesele, Paris, Texas ve Vanya Dayı ile farklı psikolojik biçimlerde yeniden karşımıza çıkıyor.
Neden üç farklı tür?
Bir kitap düşünceyi dil üzerinden kuruyor; sinema görüntü, ses, zaman ve mekânı kullanıyor; tiyatro ise ilişkiyi ve çatışmayı sahnede yoğunlaştırıyor. Aynı psikolojik mesele üç farklı eserde aynı biçimde görünmüyor.
Örneğin yaşanmamış hayat düşüncesi bir kitapta kavramsal olarak tartışılabilir, bir filmde karakterin geçmişiyle kurduğu ilişki üzerinden izlenebilir, tiyatroda ise yıllardır ertelenmiş bir hayatın kişilerarası sonuçlarına dönüşebilir. Bu farkı özellikle kullanıyorum.
Kimler katılabilir?
Programa katılmak için psikoloji, sinema, edebiyat veya tiyatro eğitimi almak gerekmiyor. Kendi üzerine düşünmeye açık olmak, başka insanların yorumlarını dinleyebilmek ve grup içinde fikir alışverişine katılmak yeterli.
Bazı katılımcılar yalnızca belirli bir ayın temasına ilgi duyabilir. Bazıları birkaç ay devam ederek çalışmalar arasındaki bağlantıyı izlemek isteyebilir. Programın aylık planlanmasının nedeni bu esnekliği korumak.
Web sitesinden de takip edebilirsiniz
Çalışmaları yalnızca gruba katılan kişilerin bildiği kapalı bir program olarak tutmak istemiyorum. Web sitesini düzenli takip eden kişiler de o ay hangi kitap, film ve tiyatro metni üzerinde çalıştığımızı görebilsin istiyorum.
Bu nedenle Keşif Alanı ve blog üzerinden aylık programları, eserlerle ilgili yazıları, yönetmen dosyalarını ve psikolojik değerlendirmeleri paylaşmaya devam edeceğim. Güncel grup tarihleri ve kayıt bilgileri de aynı alanlardan takip edilebilir.
İletişim
Çalışmalara dahil olmak isterseniz Instagram üzerinden bana ulaşabilir veya grup kayıtlarıyla ilgili mesaj gönderebilirsiniz.
Özet
Aylık grup çalışmaları 10 kişilik online gruplarda bir kitap, bir film, bir tiyatro metni ve sanat uygulamalarını aynı psikolojik tema etrafında birleştiriyor; katılım dilediğiniz aydan başlayabiliyor.
Bu yazı klinik değerlendirmenin yerine geçmez. Yoğun zorlanma sürdüğünde ilk görüşme için iletişime geçmek önerilir; akut kriz durumlarında 112 ya da yakın bir sağlık kuruluşuna başvurmak uygundur.
